Celal Şengör ile Dinozor Dede
- sesinakmaz
- 8 Şub 2024
- 3 dakikada okunur
5 Şubat 2024
Gece geç yatmama rağmen, güzel uyandım. Spor yapmak kesinlikle iyi bir uyku sağlıyor.




Yatakta her sabah olduğu gibi Merin’le gülücükler ve oyunların ardından aşağı indik. Biraz lego yapıp oynadılar. Merin çocuklara katılıp izlerken, biz ise Merin'i izlerken büyük heyecanlanıyoruz.

Derin dışarı çıkmış. Rap şarkılarını ezberlemeye çalıştığını söyledi. “Anne üzgünüm ama müzik zevkim babama çekmiş. Rap, hip-hop, r&b seviyorum.” diyor. Benim caz hayranı olduğumu düşünüyor. Gençliğimi, bol kot pantolon üstüne zincir taktığım günleri görmedi tabi. Şarkı sözlerinde Pollyanna ismi geçince bana dinletiyor çünkü bugünlerde Serin seçtiği için çocuk klasiklerinden Pollyanna okuyoruz. Okula gidip önünde sonunda unutacağı, ihtiyacı olmayan şeyleri ezberlemesindense, sevdiği şarkıları ezberlemesini daha anlamlı buluyorum.
Ev fena halde dağınık ve kirlendi. Tam bir kaos ortamı var. Çocuklara krep hamuru hazırladım, Derin pişirdi. Serin boş bulduğu bir köşede tabağa bal koymaya çalıştı. Masanın üstündeki dağınıklık ve yemek artıklarını bir kenara itip Serin’in tabağına yer açtım. Eğer mutluysak çocuklar için evin dağınık ve pis olması önemli değil. Okulsuz hayat tarzını benimsediğimizden beri evin durumu, temizliği önemini kaybetti. Önce biz ve çocuklar demeyi öğrendik.

Ali yataktan “Bugün spora gidiyoruz.” diyerek kalktı. Gittikleri spor salonunda Derin Kick boks dersleri alıyor. Ben de yürüyüşe gideceğim için Serin, Ali ve Derin’le girmek durumunda kaldı. Merin uyuyunca çok güneşli bir kış sabahı herkes spor yapmak üzere ayrıldı.
Merin yine 15 dakika sonra uyandı. Neden böyle olduğunu anlayamıyorum. Eve dönmek zorunda kaldım.
Okulsuzluk yolunda benim gibi anne olan arkadaşlarımla özel bir grubumuz var. Kız kardeş olduk birbirimize, aile olduk. Eve dönünce paylaşılanları dinleyip, ben de anlattım. Özlüyoruz birbirimizi. Uzak olsak da telefonla iletişim kurabilmek çok iyi geliyor. Okulsuzluk bizim için aile, iş, sağlık, inanç, keşif, gezi, araştırma, deneyimler, hayat demek. Öyle güzel, güvenli, koşulsuz, olduğumuz halle kabul gördüğümüz bir yer ki burası, her şeyi açıklıkla paylaşıp konuşuyoruz.
Ali ve çocuklar mutlulukla geldiler ve bir sürprizleri olduğunu söylediler. Ali’nin senelerdir ilgiyle dinlediği Celal Şengör çocuklar için bir program yapmaya başlamış. Hemen açıp izlemeye başladık. Bu adam ilaç oldu bugün bana. Bilim, doğanın gücü, merak etmek ve öğrenmek, dünyaya ve kendimize değer katan şeylerle ilgilenmek hakkında tüm söyledikleri, çocuklarla yapmaya çalıştığımız her şeyi anlamlandırıyor. Programı dinlerken sık sık durdurup bir çok farklı konu üzerinde konuştuk. Dinozorlar, Einstein’ın kuramları, atom bombası, tarih, savaşlar, dünya, evren… Celal Şengör’ün bahsettiği her şey hakkında çocukların bir fikri ve bilgisi olduğunu görünce, Ali yapmaya çalıştıklarımızı, doğayı ve dünyayı öğrenme şeklimizi çok takdir etti. Senelerdir dışarıdan hobi gibi görünen doğa yürüyüşlerimiz, gördüklerimizi araştırıp fotoğraflamak, çizmek, bağlantılar kurmak, durup bir mantarı uzun uzun izlemek ve hakkında konuşmak, okuduğumuz kitaplar, el işlerimiz, projelerimiz, çocukların merakını canlı tutmak… Okulda verilen dersler, yapılan sınav ve değerlendirmeler gibi bas bas bağırmadığından, sessizce yaptıklarımız çoğu zaman fark edilmiyor. Bunları ödül için yapmıyoruz ama takdir edilmek, verilen emeğin fark edilmesi gerçekten iyi geliyor. Benimki her gün planlı, düşünerek organize edip çocukları yönlendirdiğim bilinçli bir çaba ama aslında ailece hepimiz çok emek veriyoruz. Ali, Celal Şengör, İlber Oltaylı, Emrah Safa Gürkan, Fatih Altaylı gibi isimleri senelerdir her gün dinleyerek hayatımıza dahil etti, bu bile yolumuza önemli katkılarda bulundu. Ayrıca Ali’nin bize sunduğu maddi konfor ve özgürlük olmasa çocuklara zaman ayırmakta zorlanır, belki de yapamazdım.
Celal Şengör oyuna benzettiği, çok sevdiği işini sekiz yaşında bulduğundan bahsetti. Derin bunu duyunca “Sanırım ben sevdiğim şeyi henüz bulamadım. Hala bilmiyorum.” dedi. Bunun üzerine Ali’yle beraber bunun belli bir yaşı olmadığını, önünde sonunda bulacağına inandığımızı söyledik. Tek bir ilgi alanı, mesleği olması da şart değil. Bunu bir formülü yok. Bir alana tutunacaktır. Yeter ki sevdiği bir iş olsun. Güçlü yönlerinden bahsettik. Ailece yaptığımız bu sohbetten büyük keyif aldım. Benim okulsuzluk terimini kullandığım hayat tarzında en sevdiğim şey ne öğrendiğimiz, bildiklerimiz değil, her geçen gün daha iyi bir aile olma çabamız.


Derin ve Ali arazide çalışmaya çıktılar. Ali kepçeyle traktöre toprak çekerken, Derin de yüklediği toprağı döküyordu. Artık babasına yardım ediyor demektense aktif çalışıyor demeliyim. Hem de çok çalışıyor.
Serin bir kaç sayfa yazı yazıp şekil çizmiş. Harflerin nasıl ortaya çıktığını, eşyalara, şeylere verdiğimiz isimleri nasıl bulduğumuzu merak ettiğini söyledi. Yeni aldığım Yazının Tarihi kitaplarına bakabileceğimizi söyledim. Diğer yandan hemen aklıma Rene Magritte ve şeylerin üzerine düşüncelerini sanatına aktarma biçimi geldi. Çocuklarla öğrendiklerime minnettarım.



Merin uyanınca Ali ve Derin’i çalışırken izlemeye çıktık. Hava kararınca Ali yemek hazırlarken ben de çocuklarla ilgilendim. Rutinlerle gün sona erdi.





Her günü, yeni yazı gelecek diye iple çekmek❤️ Bebekle her şeye yetişmeye çalışmak gerçekten çok zor. Diğer çocuklara da zaman zaman onların alışmış olduğu ilgiyi veremiyor olmanız o kadar normal ve insani ki. Herşeyiyle çok yeterlisiniz. Yazılarınızda kendi hayatımdan ve hislerinden kesitler de buluyorum. Okumak hep çok iyi geliyor.
Bu keyifli yazınızı paylaştığiniz için çok teşekkür ederim.